Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)-SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, “Özel sağlık kuruluşlarımızı, sağlık sistemimizin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir parçası olarak görüyoruz. Bizler, tedavinin yanında koruyucu hekimliği önceleyen bir kültüre geçerken, bunu ancak hep birlikte başarabiliriz” dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin (OHSAD) Antalya’da 1-5 Nisan tarihleri arasında düzenlediği ‘Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları- Sağlıkta Ortak Gelecek’ başlıklı programına katıldı. OHSAD Başkanı Dr. Reşat Bahat ve dernek yönetimi ve özel hastane sektörü temsilcilerinin katıldığı kongrede, Bakan Memişoğlu, ilk olarak Van’daki depremle ilgili bilgi verdi. Memişoğlu, Van ili Tuşba ilçesinde 5.2 büyüklüğünde yaşanan depreme ilişkin şu ana kadar kendilerine ulaşan hiçbir olumsuzluk olmadığını belirterek, “Allah’a hamdolsun. Allah böyle afetlerden bizi korusun” dedi.
1,5 MİLYONLUK DEVASA BİR AİLE
Göreve geldiği günden bu yana her zaman buluşmaya, istişare etmeye büyük önem verdiklerini belirten Bakan Memişoğlu, “Çünkü özel sağlık kuruluşlarımızı, sağlık sistemimizin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir parçası olarak görüyoruz. Bizler, tedavinin yanında koruyucu hekimliği önceleyen bir kültüre geçerken, bunu ancak hep birlikte başarabiliriz. Kamusu, üniversitesi, özel sektörüyle ünvanı, yönetim şekli ve mali yapısı ne olursa olsun bir bütünüz ve ben bu büyük ailenin bakanıyım. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında şifa dağıtan tam 1,5 milyonluk devasa bir sağlık ailesiyiz. Ülke genelinde 1539’u aşkın hastanemizde, insanımıza en iyi sağlık hizmetlerini sunmak için gece gündüz demeden emek veriyoruz. İşte bu büyük gücü, bu eşsiz ekosistemi hiçbir çıkarın, menfaatin yıpratmasına asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.
SAĞLIKTA ÖZEL SEKTÖRÜN ORANI YÜZDE 18
Geçen seneki toplantıda özel sektörün yüzde 80’inin sadece 10 şehirde toplandığını söylediğini, ‘Bu iyi bir planlama mıdır’ sorusuna herkesin ‘hayır’ dediğini hatırlatan Bakan Memişoğlu, “Sunduğumuz sağlık hizmeti içerisinde özel sektörün oranı yüzde 18, hedefimiz bu oranı yüzde 25-30 bandına çıkartmak. Ancak bu oranın bazı illerde yüzde 40’ın üzerinde olduğunu görüyoruz. Bazı illerimizde hiç olmadığını biliyoruz. Bu dağılımı dengelemek için çalışıyoruz. Yaklaşık 6 ay önce ‘Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliği’ni devreye aldık. Yine 663 sayılı KHK kapsamında oluşturduğumuz yapıyı destekleyecek şekilde, kadro planlaması ve ruhsatlandırma süreçlerinde daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir sistem kurduk. Lisans tahsisine ilişkin düzenlemeleri de bu çerçevede hayata geçirdik” diye konuştu.
4 BİN 500’Ü AŞKIN KADRO İLANI
Ülke genelinde 30’dan fazla branşta 4 bin 500’ü aşkın kadro ilanına çıktıklarını belirten Bakan Memişoğlu, “Özel hastane bulunan 68 ilimizde son 4 ayda toplamda 1505 kadro tahsisi sağladık. Düzenlemelerle, özel sağlık sektörümüzdeki yatırımları artık bölgesel ihtiyaçları ve şehrin mevcut altyapısını en ince ayrıntısına kadar analiz ederek yönlendiriyoruz. Anadolu’da, gerçekten ihtiyaç duyulan illerimizde yatırımları teşvik ederek özel sağlık hizmetlerimizi de yurdumuzun her köşesinde yaygınlaştırıyoruz. Son olarak Şırnak, Muş, Kırşehir, Erzurum ve Düzce dahil olmak üzere birçok ilimizde özel hastanelerin açılmasına imkân tanıdık. Anadolu’daki vatandaşlarımızın da özel sağlık hizmetlerine kendi memleketinde erişebilmesinin önünü açtık. Önümüzdeki süreçte de Anadolu’da yaygınlaşmayan yerler öncelikli olmak üzere yeni planlamalarla bu kadro tahsislerine devam edeceğiz” dedi.
FİYATLARDA ARTIŞ ORANLARI
Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) fiyatların iyileştirilmesi konusunda öncelikli ve kararlı bir çaba içinde olduklarını anlatan Memişoğlu, SUT fiyatları konusunda bu noktaya ulaşacaklarını kaydetti. Memişoğlu, yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu destekleriyle; muayenelerde yüzde 30, cerrahi işlemlerde yüzde 35, yoğun bakımlarda yüzde 55 ve ilave ücret alınamayan doğumsal anomali ve çocuk cerrahisi gibi bazı özellikli alanlarda yüzde 100’e varan artışlar yaptıklarını söyledi.
TANI VE TEDAVİ ÖDEMELERİ
İlaç fiyatlandırmasını sürekli takip edilen, dönemsel olarak güncellenen referans fiyatlandırmaya bağlı bir yapıya dönüştürdükleri gibi, tanı ve tedavi ödemelerinde de bunu yapacaklarını açıklayan Memişoğlu, “Sonuç odaklı, değer bazlı ve bölgesel farklılıkları gözeten, dönemsel olarak güncellenen, ihtiyaçları karşılayan dinamik bir hale getireceğiz. Saha ihtiyaçlarını ve beklentilerini merkeze alarak TÜSEB bünyesinde; Türkiye’ye özgü, sürdürülebilir bir geri ödeme modeli geliştirmek amacıyla çağrıya çıktık. Türkiye’nin güçlü veri altyapısını esas alan, kendine özgü geri ödeme sistemlerini hayata geçireceğiz” dedi.
VAKIF ÜNİVERSİTELERİ ÇALIŞMASI
Vakıf üniversiteleri ile afiliasyonu (iki veya daha fazla kurumun ortak gayeler için birlikte hareket etmesi) olan özel hastanelerin sınıflandırılması ve geri ödeme mekanizmasında yaşanan karmaşayı gidermeye yönelik çalışmada da sona geldiklerini açıklayan Memişoğlu, “Kadro, ruhsat ve ödeme sistemi, ihtiyacınız olan ne varsa bunları tahsis edeceğimizden şüpheniz olmasın. Ancak bunların tamamını yeni çizdiğimiz kurallar doğrultusunda, vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunma bilincinin diğer her şeyin önüne tutulduğu bir sistem motivasyonuyla vereceğiz. Bunun dışındaki hiçbir gayeyi, uygulamayı kabul etmeyeceğimizin de bilinmesini istiyorum. Bizim tek derdimiz var; milletimizin sağlığı ve hizmet aşkı. Bu bağlamda göreve geldiğimiz günden bu yana 115 mevzuat düzenlemesini hayata geçirdik. Bu değişikliklerin sahaya yansımasını ise uygulama rehberleri ve düzenli bilgilendirmelerle destekliyor, regülasyonlarını sağlıyoruz” diye konuştu.
ÜNİVERSİTE HASTANELERİ İÇİN YENİ BİR ÇALIŞMA
Üniversite hastanelerinin kalite, denetim ve hizmet standartlarını netleştirecek önemli bir çalışmayı da tamamlamak üzere olduklarını dile getiren Memişoğlu, “Yapacağımız değişiklikle, sağlık sistemimizin tüm bileşenlerinde kaliteyi ortak bir zeminde buluşturmayı ve standartları ülke genelinde eşitlemeyi hedefliyoruz. Yasal düzenlemelerde sadece hastanelerle sınırlı kalmadık; Sağlıkta A’dan Z’ye pek çok alanda mevzuatlarımızı güncelleyerek bütüncül bir iyileştirme süreci yürüttük. Tüm bu adımları atarken temel yaklaşımımız, sizleri doğrudan bakanlığımızla muhatap kılan, sade ve güvenilir bir yapı oluşturmaktır” dedi.
1405 DENETİM YAPILDI
Tıbbi Endikasyona Uygunluk ve Uygulama Denetimi modelini hayata geçirdiklerini belirten Bakan Memişoğlu, “Bugüne kadar sağlık tesislerimizde 1405 denetim gerçekleştirdik. Özellikle kadın-doğum, yenidoğan yoğun bakım, erişkin yoğun bakım ve obezite cerrahisi gibi 18 farklı branşta, kritik alanlara odaklandık. Aynı zamanda Türkiye’de özel sağlık sektörünün kalite, Ar-Ge ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla TÜSEB ve TÜSKA aracılığıyla önemli adımlar atıyoruz. Denetimler öncesi talepte bulunan özel sağlık hizmet sunucularımıza yönelik kalite ve akreditasyon eğitimlerini, sektör ortalamalarının altında maliyetle sunuyoruz. Kurumlarımıza dünyadaki muadilleriyle karşılaştırıldığında yaklaşık 3’te 1 oranında daha uygun maliyetlerle, uluslararası geçerliliğe sahip akreditasyon hizmeti sunuyoruz” diye konuştu.
ÜRETEN SAĞLIK VİZYONU
Özel sektörün ‘Üreten Sağlık’ vizyonunun ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Memişoğlu, “Özel hastanelerimizi de tıpkı kamu kuruluşlarında olduğu gibi birinci basamak sağlık merkezleri ile entegre etmek istiyoruz. Temel amacımızın vatandaşlarımıza doğrudan dokunan bir hizmet anlayışı olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bunların hepsi, Türkiye’nin sağlık sisteminde sadece hizmet sunmakla kalmayıp, üreten, inovatif ve uluslararası standartlara uyumlu bir ekosistem oluşturma yolculuğumuzun, ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzun bir parçasıdır” dedi.
Türkiye’nin sağlık ekosistemini hep birlikte daha da büyüteceklerini dile getiren Memişoğlu, “Maalesef dünyada ve yakın coğrafyamızda üzücü olayların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’miz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bu ateş çemberi içinde barışın, huzurun ve iyiliğin temsilcisi olmayı sürdürecektir. Ülkemiz, istikrarını koruyarak hem kendi vatandaşlarını hem de ihtiyaç duyan tüm insanlara el uzatmayı kararlılıkla devam edecektir. Bizler de daha güçlü olmak için gece günü çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. (DHA)





